Bir koltuğa oturduğunuzda konforu hissetmenizi sağlayan temel unsurların başında sünger gelir. Oturduğunuzda içine mi gömülüyorsunuz, yoksa sert bir zemine mi denk geliyorsunuz? Kalktığınızda beliniz rahat mı, yoksa fark etmeden bir gerginlik mi oluşmuş? İşte bu soruların tamamının yanıtı koltuğun içinde; süngerinde gizlidir.
Koltuk süngeri, çoğu zaman gözle görülmediği için önemsenmez. Oysa sünger, koltuğun konforunu, kullanım ömrünü ve hatta sağlığınızı doğrudan etkileyen en kritik unsurdur. Doğru sünger seçimi, koltuğu yıllarca keyifle kullanmanızı sağlar; yanlış seçim ise kısa sürede çöken, rahatsız eden ve pişmanlık yaratan bir deneyime dönüşebilir.

Koltuk süngeri, oturma ve sırt bölgelerinde kullanılan, vücut ağırlığını dengeleyerek konfor sağlayan dolgu malzemesidir. Süngerin kalitesi, yoğunluğu ve sertlik derecesi; koltuğun formunu ne kadar koruyacağını ve otururken nasıl bir his vereceğini belirler. Kalitesiz bir sünger, ilk aylarda rahat hissettirse bile zamanla çöker. Oturma yerinde iz oluşur, koltuk estetik görünümünü kaybeder ve destek özelliğini yitirir. Kaliteli bir sünger ise ilk günkü formunu uzun süre korur ve her oturuşta aynı konforu sunar.
Sertlik derecesi, süngerin üzerine uygulanan baskıya karşı gösterdiği dirençtir. Bu, halk arasında genellikle “yumuşak mı sert mi?” sorusuyla ifade edilir ama aslında mesele bundan çok daha derindir. Yumuşak süngerler vücut ağırlığıyla kolayca şekil alır. İlk oturuşta rahat ve konforlu bir his verir. Ancak uzun süreli kullanımda yeterli destek sağlamazsa bel ve sırt bölgesinde rahatsızlık yaratabilir.
Sert süngerler ise vücudu daha yukarıda tutar, daha fazla destek sağlar. Özellikle uzun süre oturulan koltuklarda, bel sağlığı açısından avantajlıdır. Ancak aşırı sert süngerler de zamanla konforsuz hissettirebilir. İdeal olan ise ne tamamen yumuşak ne de aşırı sert olan, dengeli bir sünger yapısıdır.
Süngerin yoğunluğu ile sertliği çok sık karıştırılan bir konudur. Sünger yoğunluğu, süngerin birim hacimdeki malzeme miktarını ifade eder. Sertlik ise kullanım hissiyle ilgilidir. Yani yoğunluğu yüksek bir sünger yumuşak olabilir, düşük yoğunluklu bir sünger ise sert hissedebilir. Yüksek yoğunluklu süngerler genellikle daha uzun ömürlüdür. Koltuk formunu daha iyi korur ve çökme yapmaz. Bu nedenle kaliteli koltuklarda yoğunluğu yüksek süngerler tercih edilir. Mobilya Diyarı gibi uzun ömürlü kullanım hedefleyen markalar, sünger seçiminde sadece ilk oturuş hissine değil, yıllar içindeki performansa da odaklanır. Bu nedenle en kaliteli sünger çeşitlerini kullanarak üretim yapar.
Hayır, kullanılmamalıdır. En sık yapılan hatalardan biri budur. Oturma alanı ve sırt alanı, vücudun farklı bölgelerine farklı destekler sunmalıdır. Oturma alanında daha dayanıklı, formunu koruyan ve orta-sert yapıda süngerler tercih edilmelidir. Çünkü tüm vücut ağırlığı bu noktaya biner.
Sırt bölgesinde ise biraz daha yumuşak ve esnek süngerler tercih edilir. Bu, sırtın koltuğa doğal şekilde yaslanmasını sağlar ve konfor hissini artırır. Bu iki alanın doğru dengelenmesi, koltuğun hem rahat hem de sağlıklı olmasını sağlar.
Koltuk alırken mutlaka şu sorular sorulmalıdır:
Bu sorulara net cevaplar veren markalar, ürünlerinin arkasında duran markalardır. Mobilya Diyarı’nın koltuk tasarımlarında sünger seçimi, yalnızca estetik değil, konfor ve dayanıklılık odaklı yapılır.
Soft sünger, mobilya sektöründe “Soft Foam” olarak adlandırılır ve düşük sertlik seviyesine sahiptir. Öne çıkan özellikleri, oturulduğunda kolayca çökmesi, vücudu sarması ve ilk temasın da oldukça yumuşak olmasıdır. Bu süngerler çoğunlukla koltuk sırt minderlerinde, dekoratif minderlerde ve kısa süreli oturum alanlarında tercih edilir. Her ne kadar oturum konforu yüksek olsa da, ana oturma alanlarında tek başına kullanılması önerilmez, çünkü uzun vadede form kaybı riski yüksektir.
Medium sünger, sektörde “Medium Foam” olarak bilinir ve en yaygın kullanılan sünger türüdür. Bu sünger türü yumuşak ve sert arasında dengelidir, günlük kullanıma uygundur ve hem konfor hem destek sunar. Salon koltukları, L koltuklar ve oturma gruplarında en çok tercih edilen sünger türü medium süngerdir. Uzun süreli kullanımlarda formunu korur ve çoğu kullanıcı için ideal oturum sertliği sağlar.
Hard sünger, yani “Hard Foam”, yüksek sertlik derecesine sahip süngerleri ifade eder. Bu süngerler oturulduğunda fazla çökmez, vücudu yukarıda tutar ve haliyle çok daha dik bir oturum sunar. Bu sünger türü çoğunlukla uzun süre oturulan koltuklarda, bel ve omurga desteğinin önemli olduğu tasarımlarda, ticari alan mobilyalarında kullanılır. Ayrıca ilk oturuşta sert hissedilse de zamanla konfor algısı dengelenir.
HR sünger, yani High Resilience Foam, yüksek esnekliğe sahip ve yüksek kaliteli sünger sınıfıdır. Bu tür süngerler, standart soft–medium–hard sınıflandırmasının ötesinde değerlendirilir. HR süngerlerin öne çıkan özellikleri, bastırıldığında hızla eski formuna dönmesi, uzun yıllar çökme yapmaması ve oturum kalitesinin uzun süre korunabiliyor olmasıdır. Bu süngerler genellikle premium ve üst segment koltuklarda tercih edilir. HR sünger, hem konfor hem dayanıklılık arayan kullanıcılar için en ideal çözümlerden biridir.
DNS, süngerin sertliğinden ziyade yoğunluğunu ifade eden bir kavramdır. Mobilya sektöründe yaygın kullanılan DNS değerleri şöyledir:
DNS değeri yükseldikçe sünger daha ağır hale gelir. Ayrıca dayanıklılık artar ve haliyle zamanla çökme ihtimali de azalır. Kaliteli koltuklarda genellikle DNS 32 ve üzeri süngerler tercih edilir.
Bu sorunun yanıtı kişinin yaşam tarzına göre değişebilir. Günün büyük bölümünü koltukta geçiren, televizyon izleyen, kitap okuyan veya misafir ağırlayan evler için orta sertlikte, destekleyici süngerler idealdir. Daha çok dekoratif amaçla kullanılan, kısa süreli oturumların olduğu alanlarda ise biraz daha yumuşak süngerler tercih edilebilir. Ancak uzun vadede konfor her zaman öncelik olmalıdır.